Kariyer bir yalan mıydı?

Kariyer bir yalan mıydı?

Bir çocuğa daha ilkokuldayken ne öğretiliyor?
"Ders çalış."
"İyi bir üniversite kazan."
"İyi bir şirkette işe gir."
"Kariyer yap."
Peki neden?
Çünkü bize bunun başarı olduğu söylendi. Fakat hiç kimse durup şu soruyu sormuyor:
Kariyer gerçekten bireyin özgürlüğü için mi var, yoksa ekonomik sistemin ihtiyaç duyduğu itaatkâr işgücünü üretmek için mi?
Belki de kariyer, modern çağın en başarılı pazarlama kampanyalarından biridir.

İnsanların ana hedefi kariyer yapmak mıdır?

İnsanlık tarihinin büyük bölümünde insanlar kariyer yapmıyordu.
Bir marangoz marangozdu. Bir çiftçi çiftçiydi. Bir demirci demirciydi. Kimse sabah kalkıp "Bu yıl terfi alabilecek miyim?" diye düşünmüyordu. İnsanlar üretmek için çalışıyordu. Çünkü belli bir süre çalışarak hayatlarını idame ettirebiliyordu. Sistemin onları bağımlı yaptığı bir çok gider yoktu.
Bugün ise milyonlarca insan üretmekten çok kurumsal hiyerarşide yükselmek için yaşıyor. Çünkü sistem onlara bunun başarı olduğunu öğretti.

Kariyer bir ödül değil,havuçtur.

Kaba olacak ama bir eşeğin önüne havuç asarsınız. Eşek yürür. Havuç hep biraz daha ileridedir. Asla ulaşamaz. Eşek o döngüden çıkıp baksa ne görür? İr değirmen taşının döndürmüş durmuş. Arada durup yemek yemiş su içmiş sonra devam etmiş..
Modern kariyer sistemi de aynı mantıkla çalışır. Önce maaş artışı. Sonra terfi. Sonra yönetici pozisyonu. Sonra müdürlük. Sonra bölge sorumluluğu. Sonra daha büyük bir makam. Sonra daha büyük bir maaş.
Sonra...
Sonra ne?
Hesap yapma yetisini kaybetmiş. Çünkü bağımsız çalışan bir çok girişimci en yüksektekinin maaşını çok daha rahat şartlarda kazanabilir. Çoğu insan hayatının en verimli yıllarını sürekli bir sonraki basamağa ulaşmaya çalışarak geçirir. Ulaştığında ise yeni bir basamak ortaya çıkar. Çünkü sistemin amacı sizi tatmin etmek değildir. Sistemin amacı sizi çalıştırmaya devam etmektir.

Kariyer propagandası insanlara ne vaat eder?


Para,
Prestij,
Saygınlık,
Güvenlik,
Peki karşılığında ne ister?
Zamanınızı,
Gençliğinizi,
Enerjinizi,
Hayallerinizi,
Çoğu insan haftada kırk ila altmış saat çalışır. Ömrünün on binlerce saatini başka insanların hedefleri için harcar. Sonra emeklilik yaşına geldiğinde kendisine şu soruyu sorar:
"Ben gerçekten ne istiyordum?"
Bu sorunun cevabı çoğu zaman çok geç gelir.


Şirketler neden kariyeri sever?


Çünkü kariyer fikri sadakat üretir. Bir insan maaş için çalışabilir. Ama kariyer için yaşayan insan çok daha değerlidir. Fazla mesai yapar. Daha fazla sorumluluk alır. Daha fazla stres yüklenir. Çünkü gelecekte alacağı ödüle inanır. Şirketler için bundan daha verimli bir sistem düşünülemez. İnsanları zorla çalıştırmak yerine onların kendi istekleriyle daha fazla çalışmasını sağlamak. Modern ekonominin gerçek başarısı budur.

Dijital çağ “Ben bu oyunu bozarım” diyor..

İnternet, kariyer sisteminin en büyük rakibi haline geldi. Bugün bir yazılımcı dünyanın her yerine hizmet verebiliyor.Bir tasarımcı kendi müşterilerini bulabiliyor. Bir usta, bir eğitmen, bir danışman, bir içerik üreticisi doğrudan insanlara ulaşabiliyor. Artık değer üretmek için büyük bir organizasyonun parçası olmak şart değil. Bu yüzden geleneksel kariyer anlayışı ilk kez ciddi şekilde sorgulanıyor.

Çünkü insanlar fark etmeye başladı: Belki de amaç şirket basamaklarını tırmanmak değil...Kendi hayatlarının sahibi olmak.

Gerçek Başarı Nedir?

Belki kariyer tamamen kötü değildir. Belki bazı insanlar için gerçekten doğru yoldur. Ancak tehlikeli olan şey kariyerin tek başarı modeli olarak sunulmasıdır.

  • Gerçek başarı yüksek bir unvan mıdır? Yoksa zamanını nasıl kullanacağına kendin karar verebilmek mi?
  • Gerçek başarı büyük bir ofis midir? Yoksa istediğin yerde yaşayabilmek mi?
  • Gerçek başarı daha çok çalışmak mıdır? Yoksa hayatını yaşayacak zamanı bulabilmek mi?

Belki de modern insanın sorması gereken soru şudur:
Kariyerimi ben mi yönetiyorum, yoksa kariyer fikri mi beni yönetiyor? Bu sorunun cevabı, hayatınızın yönünü belirleyebilir.