Kişisel markalaşma geleceğinizi kurtaracak
Geleneksel ticarette bir şirketiniz, ofisiniz yada fiziksel bir ürününüz yoksa, iş dünyasındaki varlığınız tartışılabilirdi. Başarınız kartvizitinizdeki unvanın büyüklüğü, masanızın ve arkasındaki duvarın boyutu ile doğru orantılı algılanırdı.
Ancak yaşadığımız dönüşüm süreci kurumsallığın egemenliğini bitiriyor ve bireylerin egemenliğini başlatıyor. Artık sığınağınız arkasına saklandığını logonuz değil kendi öz adınız ve soyadınız. Çünkü bu yeni dünyanın en değerli para birimi artık güvenilirlik.
Bu geçişi kaçırdıysanız korkmayın. Yol her zaman açık ve sizin dönüşümünüzü bekliyor
Siz kimsiniz? Sizi ne tanımlar?
Kendinizi tanımlarken bir şirketteki konumunuzla söze başlıyorsanız, sorununuz var. Yarın o şirket kapandığında sizden geriye ne kalacak? Esas ilgilendiğimiz nokta burası. Çünkü kaçtığınız gerçek çok hızla yerinizi almaya başladı emin olun.
Kişisel marka, kurumlardan bağımsız bir değer yaratma merkezidir.
"Şirketiniz işinizi elinizden alabilir, ama itibarınızı ve yarattığınız etkiyi asla."
Kişisel bir markanız olduğunda, iş arayan değil, çözümleriyle aranan kişi olursunuz. Masanın diğer tarafına geçersiniz; kurallarını sizin koyduğunuz bir kariyer inşa edersiniz.
Algı yönetimi öldü, artık zaman öz değer zamanı
Kişisel marka denince akla gelen en büyük hata, bunun bir "PR çalışması" veya olmadığın biri gibi görünme çabası (imaj tasarımı) olduğudur. Bu sahtelik internet çağında maksimum üç ay dayanır. Dijital dünya, samimiyetsizliği anında sezen ve dışarı kusan bir dedektör gibidir.
Gerçek bir kişisel marka olmak, maske takmak değil; tam aksine maskeleri indirmektir.
• Kusursuzluk sıkıcıdır: İnsanlar robotları değil, hatalarıyla, öğrenme süreçleriyle ve tutkularıyla gerçek insanları takip eder.
• Nişinizi bulun, herkesi mutlu etmeye çalışmayın: Herkesin markası olmaya çalışan, hiç kimsenin hiçbir şeyi olamaz. Sizin sesiniz, sizin bakış açınız kime hitap ediyor? Önemli olan milyonlarca takipçi değil, sizi can kulağıyla dinleyen 1000 sadık insandır.
İnsanlar sizinle ilgili ne konuşuyor?
Bunu dedikodu şeklinde okumayın. İnsanlar sizinle ilgili gerçekten ne konuşuyor?
Jeff Bezos’un çok popüler bir sözü vardır: "Kişisel markanız, siz odada yokken insanların sizin hakkınızda söyledikleridir." Bugün o "oda", tüm dünya. Bunun farkında olmak için belkide dinleme şeklinizi değiştirmelisiniz. Markalaşmada "kitleyi dinlemek" dediğimiz süreci başlatmalısınız.
Geleneksel bir işadamı profili genelde;
• Bilgiyi kendisine saklar, çünkü bunun onu güçlü tuttuğunu düşünür
• CV sini sadece iş ararken günceller
• Güven bölgesi bir şirketin gölgesidir
• Uzmanlığın dikey bir süreç olduğunu düşünür.
Kişisel marka ise
• Bilgiyi cömertçe paylaşır, topluluk kurar
• Dijital ayak izini her an günceller, değer i,nşa eder
• Güveni kendi adıyla inşa ederek çalıştığı ortama değer katar
• Uzmanlığını yatayda da genişletir ve hikayesini oluşturur
Yeni güç görünürlük
Dünyanın en iyi yazılımcısı, en dahi finansçısı, en usta boyacısı ya da en yaratıcı tasarımcısı olabilirsiniz. Ancak bunu sadece siz ve yan masanızdaki iş arkadaşınız biliyorsa, modern iş dünyasında maalesef yok hükmündesiniz.
Kişisel marka olmak bir ego tatmini değil, görünürlük stratejisidir. Dijital dünyada içerik üretmeyen, fikir beyan etmeyen ve kendi entelektüel sermayesini sergilemeyen herkes, algoritmalara ve yapay zekaya yenilmeye mahkumdur. Fikirlerinizi yazın, videolar çekin, deneyimlerinizi paylaşın. Sahneye çıkmaktan korkmayın; çünkü sahnede olmayanlar, sahnedekileri alkışlamakla yetinirler.
Kendine yatırım, geleceğe yatırımdır
Kişisel marka, hayatınız boyunca yapacağınız en karlı yatırımdır. Enflasyondan etkilenmez, devalüasyona uğramaz ve onu sizden kimse haczedemez.
Bugün kendinize şu soruyu sorun: Eğer yarın tüm unvanlarım elinizden alınsa, geriye insanlara sunabileceğim hangi hikaye ve değer kalıyor? Cevabınız, kişisel markanızın başladığı yerdir. Kendinizi sadece bir çalışan olarak görmeyi bırakın; siz artık kendi adınızı taşıyan bir şirketsiniz.













































































